Bugün | İletişim | Künye | Arşiv | Sitene Ekle | Anasayfa Yap
Yeni Kayıt         Şifremi Unuttum!
Türk Memur .Net  Memurlar, Haber, Eğitim sen - Anasayfa
Yazı Boyutu : 12 punto14 punto16 punto18 punto

Hani öğretmenlere söz vermiştiniz

Hani öğretmenlere söz vermiştiniz 14 Temmuz 2010 20:27
Diyorum ki Millî Eğitim Bakanına: Bir hafta kaldı Meclisin tatil olmasına. Hani sözleşmeli öğretmenlere, yer değiştiremeyen, parçalanmış ailelere söz vermiştiniz.
Türkiye Büyük Millet
Meclisi

Genel
Kurul Tutanağı

23.
Dönem 4. Yasama Yılı

133. Birleşim 13/Temmuz /2010 Salı

 

Önerinin aleyhinde söz isteyen Muharrem İnce, Yalova Milletvekili.

Buyurun Sayın İnce. (CHP sıralarından alkışlar)

MUHARREM İNCE (Yalova) - Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; hepinizi
saygıyla selamlıyorum.

Bundan yirmi beş-otuz yıl önce köylerde şöyle derlerdi: Tütünleri
satınca borcumu öderim. ya da Türk toplumu Nisan yağmurlarında
hâllederiz. ya da Akşamüzeri görüşüz., Öğleden sonra
buluşalım. Bunlar çok yuvarlak laflar. İnsanların normal günlük
yaşamlarının içerisinde bunu kullanmaları normaldir. Artık köylerdeki insanlar
bile bundan vazgeçti ama Büyük Millet Meclisine yeni bir gelenek geldi AKP´yle
birlikte, bitimine kadar… Ne zaman bitecek? Bilmiyoruz. Hiçbir zaman da
bitmiyor zaten.

336 milletvekiliniz var. Az önce, biraz insaf olsa, biraz vicdan olsa, biraz
merhamet olsa, biraz doğruları söylemek insanın içinden geçse, Sayın Ahmet
Yeni, az önce 336 milletvekilinden 138 tanesini bulamamışsın, karar yeter
sayısı bulunamamış…

MEHMET ŞANDIR (Mersin) - Çalışalım diyor.

MUHARREM İNCE (Devamla) - …çalışalım diyor. Ya Türkçeyle ilgili
bir problem var…

Tekrar söylüyorum, bizim önergemiz, bu yaz hiç tatil yapmayalım. Madem
memleketin önemli meseleleri var, biz 30 Eylüle kadar çalışalım önergesi
vermişiz, Samsun AKP Milletvekili bu kürsüye geliyor Tatil
istiyorlar. diyor. Biz tatil istemiyoruz, biz insan gibi çalışmak
istiyoruz, biz İç Tüzük´e uygun çalışmak istiyoruz. İç Tüzük neyi emrediyor?
Salı, çarşamba, perşembe günleri saat 15.00´ten 19.00´a kadar, yetmiyorsa
19.00, 20.00 olur. Buna itirazımız yok bizim. Yani birileri size demiş ki
Bunlar çıkacak. Nasıl çıkacak? Nasıl çıkarsa çıksın. Oralarda
uyuklamışsınız, içeriye girmişsin gözlerini ovuşturarak oy kullanmışsın...
Hatta sizin milletvekiliniz Ben ne olduğunu bilmiyorum. dedi,
Bitlis Milletvekili…

K. KEMAL ANADOL (İzmir) - Zeki Ergezen…

MUHARREM İNCE (Devamla) - İçeriye giriyorum, grup başkan vekiline
bakıyorum, oyumu kullanıyorum. dedi.

Acaba gerçekten çalışma meraklısı mısınız? Bugün Sayın Başbakanı dinliyorum.
Sayın Başbakan diyor ki: Uzlaşma, diyalog, istişare,Yunus Emre,
Mevlânâ… Anlatıyor Başbakan. Allah Allah! dedim, Yahu,
bu, Türkiye Cumhuriyeti´nin Başbakanı değil mi? Acaba bu istişare, uzlaşma,
diyalog doğru mu?

Şimdi bakalım: 23´üncü Dönemde elli defa Danışma Kurulu istemişiz, elli
defa; ellisinin ellisini de reddetmişsiniz. Diyalog çağrılarına bakın! Bu
dönemde kırk dört defa İç Tüzük 37´e göre doğrudan görüşme istemişiz, kırk dört
tane; kırk dördünü de reddetmişsiniz. Bir tanesini kabul etseydiniz, gerek
Danışma Kurulunun gerek İç Tüzük 37´nin bir tanesini kabul etseydiniz ben bu
konuşmayı yapamazdım. Yani sizin istişare çağrılarınız, diyalog çağrılarınız,
Yunus Emre´yi, Mevlânâ´yı anlayışınız işte bu kadar, diyalog anlayışınız sizin
bu kadar.

Değerli arkadaşlarım, biz Meclisin saygın bir kurum olmasını istiyoruz;
çalışma koşullarına uyan, kuralları olan, saatleri belli olan, o saatler
arasında burada 550 değilse de, 500-450 milletvekiliyle çalışmalarını
tamamlayan bir Meclis istiyoruz. Sizin üçte 1´iniz burada yok. Biraz sonra
Şimdi oylama olacak. diye içeri gireceksiniz, neye oy verdiğinizi
bilmeyeceksiniz.

Bakın, bir gün bunu yapacağım. Yani, böyle, milletvekilinin birine Şu
anda hangi kanunu görüşüyoruz, bunu söyle. diyeceğim. Ben de
evet diyeceğim. Bakın, bunu yapacağım bir gün bir tanesine. Bir gün
birine yapacağım bunu ama cevap verecek.

AHMET YENİ (Samsun) - Öğretmen değilsin sen, geçti o. Okul değil burası,
talebe değil bunlar.

MUHARREM İNCE (Devamla) - Şimdi, biz Danışma Kurulu
istemişiz. Acaba bu istediğimiz Danışma Kurulları Meclisi engellemek, Meclisi
çalıştırmamak… Gündemimizde olmayan konular mı? Önemsiz konular mı? Yani ne
istemişiz? Tarım sektöründe yaşanan sorunların araştırılmasını istemişiz,
üniversitede okuyan gençlerimizin yurt sorunlarının araştırılmasını istemişiz,
emeklilerimizin sorunlarının araştırılmasını istemişiz, muhtarlarımızın
sorunlarının araştırılmasını istemişiz, İsrail´in Gazze´ye insani yardım
götüren gemiye yaptığı saldırının araştırılmasını istemişiz. Ne olmuş? Kırk
dört tane böyle isteğimizin hepsi reddedilmiş. Değerli arkadaşlarım, 23´üncü
Yasama Döneminde 672 kez karar yeter sayısı istemişiz, 338´inde bulunamamış
yani yüzde 50´sinden fazlasında 138 kişi bile yoksunuz. Yani 336´da 138
olmayacaksınız, çalışalım naraları atacaksınız.

Değerli arkadaşlarım, çalışmak bir ibadettir. [AK PARTİ sıralarından
alkışlar(!)] Bir dakika… Alkışlama! İşte, hep yarım okuyorsun. Hayra çalışmak
ibadettir, şerre çalışmak ibadet değildir. (CHP sıralarından alkışlar)

23´üncü Dönemde Dördüncü Yasama Yılında 186 kez karar yeter sayısı
istemişiz, siz 128´inde bulamamışsınız.

RECEP KORAL (İstanbul) - Sonra ne olmuş?

MUHARREM İNCE (Devamla) - Yine 457 kez yoklama istemişiz, 127´sinde
bulunamamış.

Değerli arkadaşlar, artık sayın grup başkan vekillerine sesleniyorum: Ne
olur bize telefon açmayın, açtığınız hiçbir telefonun geçerliliği iki saati
geçmedi, hiçbirisi.

AYŞE NUR BAHÇEKAPILI (İstanbul) - Yapma Allah´ını seversen! Daha iki ay oldu
Grup Başkan Vekili olalı.

MUHARREM İNCE (Devamla) - Bakın şimdi söyleyeyim: Sayın Suat Kılıç telefon
açıyor pazartesi günü.

AYŞE NUR BAHÇEKAPILI (İstanbul) - Ben yaparsam…

MUHARREM İNCE (Devamla) - Hayır, bugün sizin yaptığınızı da söyleyeceğim,
yaptığınızı da söyleyeceğim.

Bana telefon açıyor: Ne görüşeceğiz bu hafta? Şunlar şunlar diyor,
pazartesi. Ben de diğer grup başkan vekili arkadaşlarıma diyorum ki
İktidar Partisinin Grup Başkan Vekili aradı, bu hafta bunları
görüşeceğiz. Ben iki saat bir yere ayrılıyorum, bir başka arkadaşım
bakıyor, bana söylenenlerin hiçbirisi yok.

Siz beni dün telefonla aradınız Sayın Bahçekapılı, beni aradınız değil mi
telefonla? Salıdan bir sonraki haftaya kadar tek tek bana söylediniz, değil mi?
Ben onların hepsinin notunu aldım.

M. NURİ YAMAN (Muş) - Ses yok…

MUHARREM İNCE (Devamla) - Ben de arkadaşlarıma aktardım. Buraya geldik, iki
saat sonra farklı bir şey. Bakın, 1 Temmuzda Meclis kapanacak, hayır olmadı,
8´i olmadı, 16´sı olmadı, 23´ü. Şimdi, siz bana, 550 milletvekilinden 1 kişi
çıksın desin ki Bu Meclis şu gün kapanacak. Ne zaman kapanacağı
bilinmeyen bir Meclis olur mu?

KAMER GENÇ (Tunceli) - Tayyip Bey biliyor.

MUHARREM İNCE (Devamla) - Yani, bir kişi biliyor. Bir kişi biliyor.

AKİF AKKUŞ (Mersin) - O da bilmiyor!

MUHARREM İNCE (Devamla) - Meclis Başkanının kim olacağını o biliyor.
Cumhurbaşkanının kim olacağını o biliyor. 81 valinin kim olacağını o biliyor.

VEYSİ KAYNAK (Kahramanmaraş) - Millet, millet…

MUHARREM İNCE (Devamla) - 1.000 tane kaymakamın kim olacağını o biliyor.
Belediye başkanının kim olacağını o biliyor. TÜBİTAK Başkanının kim olacağını o
biliyor. TİB Başkanının kim olacağını o biliyor.(AK PARTİ sıralarından
gürültüler)

Burası Büyük Millet Meclisi, burası Atatürk´ün Meclisi, burası savaş
yönetmiş bir Meclis. Bu Meclisin itibarına bu yakışmıyor değerli arkadaşlarım.
Biz kimsenin ücretli elemanı değiliz. Biz, bize ister oy versin ister vermesin,
bütün milletin temsilcisiyiz.

Böyle bir belirsizlik olabilir mi? Burası aile meclisi olsa çocuklardan
birisi rest çeker Baba, ben öyle senin keyfine göre gelemem. Benim işim
var, gücüm var, bilmem lazım. Bana bir plan, program yap. der.

Değerli arkadaşlarım, burası Büyük Millet Meclisi, burada sadece siz
yoksunuz. Bunu kendi grubunuzda yapabilirsiniz. Kendi grubunuzda yapın. Hani
Tutarım kulağından atarım o bakanları. diyor, Seçim
yaklaşınca göreceğim sizi. diyor kapalı grup toplantılarında, orada
yapabilir. Burada bunu yapamazsınız.

AHMET YENİ (Samsun) - Siz orada mıydınız?

MUHARREM İNCE (Devamla) - Değerli arkadaşlarım, geçen hafta hani gece saat
24.00´e kadar çalışacaktınız, neredesiniz? Perşembe saat 22.00´de kapandı, 138
kişi bulunamadı. Cuma günü yine 138 kişi bulunamadı, Meclis erken kapandı. Siz
bu hafta bunlara yine uymayacaksınız, siz çalışmaktan yine kaytaracaksınız.
Muhalefet burada.

HALİL AYDOĞAN (Afyonkarahisar) - Muhalefet kaç kişi burada?

MUHARREM İNCE (Devamla) - Bakın, nasıl kaytaracaksınız? 23´üncü Dönemde 15
bin 535 yazılı soru önergesi vermiş muhalefet size. 15 bin 535… Bunların
yarısını, 7 bin 37 tanesini zamanında yanıtlamamışsınız.

RECEP KORAL (İstanbul) - Ya, biz yanıtlamıyoruz.

MUHARREM İNCE (Devamla) - Bakanlar Kuruluna söylüyorum.

Muhalefet görevini yapmış, muhalefet çalışmış, muhalefet soru önergelerini
vermiş, sen cevabını verememişsin. Kaytaran iktidardır, ama yavuz hırsız ev
sahibini bastırıyor. Bir de Gel, çalışalım. demiyor mu?

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Sayın İnce, lütfen tamamlayınız.

MUHARREM İNCE (Devamla) - Değerli arkadaşlarım, ben size şunu öneriyorum.
Diyorum ki bakın, yenilenebilir enerjiyi getirin, hiçbir itirazımız yok, tümü
üstünde konuşacağız, geçeceğiz, oy birliğiyle geçsin. MHP de destekliyor mu?

MEHMET ŞANDIR (Mersin) - Destekliyor.

MUHARREM İNCE (Devamla) - Destekliyor. Oy birliğiyle geçsin.

K. KEMAL ANADOL (İzmir) - Petrol lobisi!

MUHARREM İNCE (Devamla) - Sizin içinizde petrol lobisinin, diğer lobilerin
işini takip eden Bakanlar Kurulu üyesi kim? Bunu kim engelliyor?

AYŞE NUR BAHÇEKAPILI (İstanbul) - Açıkla! İsmini söyle!

MUHARREM İNCE (Devamla) - Halkın milletvekiliyseniz gelin bunu geçirelim, oy
birliğiyle geçirelim. Hemen toplayalım grup başkan vekillerini, hemen bu akşam,
yüreğiniz varsa, cesaretiniz varsa, halkın ihtiyaçlarını düşünüyorsanız, halkın
çıkarlarını düşünüyorsanız, gelin yenilenebilir enerjiyi bu akşam geçirelim
diyorum.

Hepinize saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

 

 

 

 

2. KONUŞMA

 

BAŞKAN - Önerge üzerinde söz isteyen Muharrem İnce, Yalova Milletvekili.

Buyurun Sayın İnce.

MUHARREM İNCE (Yalova) - Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; hepinizi
saygıyla selamlıyorum.

Keşke Millî Eğitim Bakanı burada olsaydı. Sayın Başbakan, 21/6/2008 günü -o
gün SBS var- Batman´da. Batman´da Ne yapıyorsunuz? diyor çocuklara.
SBS´dan çıktık. diyorlar. Kaldırın bu sınavı. diyor
Sayın Başbakan. Gerçekten bu basında var, tarayabilirsiniz. 25/6/2008 günü
Sayın Hüseyin Çelik´e soruyorlar: Sayın Başbakan Batman´da ´Kaldırın bu
sınavı´ dedi. Hüseyin Çelik diyor ki: Başbakan orada şaka
yaptı. Şimdi ben işkembeyi kübradan atmıyorum. Hemen İnternet´e girin
Millî Eğitim Bakanlığının sitesine bakın. Başbakan orada şaka yaptı
diye hâlâ Millî Eğitim Bakanlığının sitesinde bu var.

2007´de SBS´yi getirirken Hüseyin Çelik, Sayın Çelik, bunu bir devrim olarak
anlattı. Dokuz yüz yetmiş gün sonra SBS´yi kaldırırken Sayın Çubukçu o da bir
devrim olduğunu anlattı. Biri sınavı

getirirken devrim yaptı, öbürü sınavı kaldırırken devrim
yaptı. Herhâlde Sayın Çubukçu Başbakanın şakasını gerçek zannetti, sınavı
kaldırdı.

Şimdi, Meclis kapanıyor Sayın Çubukçu, Sayın Bakan, sözleşmeli öğretmenlere
kadro sözü vermiştiniz, nerede? Öğretmenler yer değiştiremiyor, aileler
perişan. Bunlar nerede?

NECATİ ÖZENSOY (Bursa) - Şaka yaptılar, şaka!

OKTAY VURAL (İzmir) - Şakadır, siz de çok ciddiye alıyorsunuz!

MUHARREM İNCE (Devamla) - Şimdi gelelim şu YÖK temsilcisine.

Değerli arkadaşlarım, sayın milletvekilleri; Sayın Ahmet Necdet Sezer
Cumhurbaşkanıyken YÖK Başkanı buraya gelmiyor, YÖK Başkanının vekili geliyor
diye onlarca konuşma yaptınız bu kürsüde ve çok sert konuşmalar yaptınız. Şimdi
bıraktık YÖK Başkan Vekilini, Daire Başkanı gelmiş. Yakında muhasebe müdürü,
hizmetliler falan da gelebilirler.

Bu birinci günü değil, perşembe günü oldu, görüşüldü bu kanun. Cuma
görüşüldü, salı görüşülüyor, üçüncü gününde YÖK Başkanı hâlâ yok. YÖK Başkanı
Millî Eğitim Bakanını mı ciddiye almıyor, Parlamentoyu mu ciddiye almıyor?
Nerede bu YÖK Başkanı? O yoksa vekili nerede? YÖK´ü burada Daire Başkanı temsil
edemez.

Şimdiden sonra Millî Eğitimle ilgili herhangi bir kanun buraya geldiğinde,
YÖK Parlamentonun şanına uygun bir şekilde temsil edilmezse Cumhuriyet Halk
Partisi Grubu adına sizi uyarıyorum, bütün konuşmacılarımız sadece bu olayı
protesto edecekler. Siz, üç yıl boyunca Sayın Ahmet Necdet Sezer´in döneminde
her kürsüye çıktığınızda YÖK Başkanı nerede, millet iradesi burada.
Millet iradesini hiçe sayan bir YÖK. diye defalarca konuştunuz, ne zaman
sizin adam oraya geldi, emir eriniz oraya geldi, sözünüzden çıkmayan adam oraya
geldi, hiç sesinizi çıkarmıyorsunuz.

CEVDET ERDÖL (Trabzon) - Saygılı ol! Çok ayıp!

MUHARREM İNCE (Devamla) - Evet, harbiden emir eridir, bir daha
tekrarlıyorum, ağzımdan falan kaçmadı.

CEVDET ERDÖL (Trabzon) - Grup Başkan Vekiline yakışmaz bu!

MUHARREM İNCE (Devamla) - 2 oy alan rektör adayını sıraya koyan YÖK
Başkanını ben de tabii ki burada eleştireceğim. (AK PARTİ sıralarından
gürültüler)

YILMAZ TUNÇ (Bartın) - Önceden neredeydiniz?

MUHARREM İNCE (Devamla) - Geçin bunları! Geçin bunları!

Bakın, Sayın Abdullah Gül bu ülkenin Cumhurbaşkanıdır. Sayın Abdullah Gül
büyük bir siyasetçidir, Cumhurbaşkanıdır. Cumhurbaşkanının adı öyle yeni
kurulmuş sıradan bir üniversiteye verilemez. Ben size diyorum ki Kayseri´deki
bu Abdullah Gül Üniversitesinin adını Mahmut Cabat Üniversitesi olarak
değiştirin. Kim bu Mahmut Cabat biliyor musunuz? AKP İl Başkanı. Hani 11 Yalova
büyüklüğünde maden ruhsatı alan İl Başkanı var ya! Böyle büyük adamdan daha
büyük adam mı bulacağız? (CHP sıralarından alkışlar)

Sayın Gül, Sayın Cumhurbaşkanı, öyle yeni kurulmuş bir üniversiteye adı
verilmez, daha büyük bir üniversiteye verebilirsiniz, biz de destekleriz, hiç
itirazımız yok. Ama ben, Mahmut Cabat gibi yetenekli birisinin, yüzölçümü
Yalova´nın 11 katı maden ruhsatı almış, bunun 3 katını devretmiş, hâlen 8
Yalova büyüklüğünde maden ruhsatı olan bu değerli İl Başkanının adının bir
üniversitede yaşatılmasını, gençlerimize bir girişimcilik örneği olarak anlatılmasını
istiyorum.

OKTAY VURAL (İzmir) - Önerge versinler, destekleyelim!

MUHARREM İNCE (Devamla) - Önerge verin, destekleriz!

Şimdi, yine, Sayın Bakandan…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Sayın İnce, lütfen tamamlayınız.

NURETTİN AKMAN (Çankırı) - Görevden alındı, onu da söylesene!

MUHARREM İNCE (Devamla) - Görevden aldınız yeni. Yeni görevden aldınız.
Yalova büyüklüğünde yeri yeni öğrendiniz demek ki, 3-4 Yalova büyüklüğündeyken
il başkanıydı, devamlı büyüyünce aldınız görevden.

Bir şeyi de merak ediyorum, Sayın Bakan lütfen buna cevap versin. Talim
Terbiye Kurulu Başkan Yardımcısı, 15/8/2006 tarihli Resmî Gazete´de adı
Abdulvahap Özpolat. İnternet sitesine bakıyorum, Vahap Özpolat. Bazı yerlerde
Vahat Özpolat olarak imza atmış, bazı yerlerde Abdülvahap Özpolat diye imza
atmış. Ortada bir mahkeme kararı var mı? Bu neden böyle? İşine geldiği zaman
Abdülvahap, işine gelmediği zaman Vahap. Devlette böyle bir imza sistemi var
mı? Bu nereden kaynaklanıyor? Bunları tek tek her gün takip ediyorum. Bunları
doğrusu merak ediyorum.

Diyorum ki Değerli Millî Eğitim Bakanına: Bir hafta kaldı Meclisin tatil
olmasına. Hani öğretmenlere söz vermiştiniz, sözleşmeli öğretmenlere söz
vermiştiniz, yer değiştiremeyen, parçalanmış ailelere söz vermiştiniz. Gereğini
yerine getirin. Cumhuriyet Halk Partisi Grubu olarak biz bunları sonuna kadar
destekliyoruz diyorum ve yüce Meclise saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından
alkışlar)

 

Bu haber 334 defa okundu.
<< Önceki || Sonraki >>
Yorum Ekle
Başlık:
Metin:
*Üye girişi yapılmadığından yorumlarınız "Misafir" rumuzu ile yayınlanır. Ücretsiz Üyelik için tıklayınız.
Tavsiye Et
Sayin okucuyumuz bu haberi istediğiniz kişiye gönderebilirsiniz.
*Kime:
*Kimden:
*Kisa Mesaj :
 
* İlgili yerleri boş bırakmayınız!

Paylaş
Google
Facebook
Digg
Delicious
Twitter
Yorum Yap
Paylaş
Yazdır
Kaydet
Yorumlar ( 0 / 0 )
Diğer Güncel Haberleri :
<<
>>
SORGULAMALAR
Menü
İlgili Haber
Son Yorumlar
hilalhaber
» Sitene Ekle  » Anasayfa Yap  » Sık Kullanılanlar  » RSS  » Site Haritası
Turkmemur.net©2009 Tüm haklari saklidir. memurlarmemurlar nethaberler